JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen yaptığı açıklamada, TL’nin değer kayıplarının reel sektörü hırpaladığını belirtti. Reel sektörün kredi limit kullanımı oranlarındaki doluluk oranlarında ciddi artışlar meydana geldiğini vurgulayan Orhan Ökmen, yüksek borçluluk yapısına dayalı olarak sürdürülen faaliyetlerin ürettiği kârlılık performansı ve faiz karşılama oranlarının ise zayıflamaya başladığını bildirdi.

“SURİYELİ MÜLTECİLERİN YARATTIĞI EKONOMİK YÜK OLDUKÇA FAZLA”

Tüm sektörlerde 2016 bütçelerinde eğitim ve reklam harcamaları başta olmak üzere önemli tasarruf tedbirleri alındığını, harcamaların kısıldığını, ödeme isteğinin ve tahsilat kabiliyetinin giderek azaldığını gördüklerini söyleyen Ökmen şunları kaydetti:

“Esasen bu durum likidite sıkışıklığının ve fon akışındaki duraksamanın işaretidir. Bu şekilde piyasa genelinin nakit akışı dengesinin bozulması nedeniyle tahsilatlarda meydana gelen aksamalar, ekonomi genelinde talep ve satışları aşağılara çekmektedir. Ekonomik ve siyasi olumsuzluklar nedeniyle Türkiye’deki atmosferin yatırım için uygun olmadığı şeklindeki algılar ulusal ve küresel piyasalarda giderek artmaktadır. Ülke içerisinde siyasi kutuplaşmanın artmasının yatırım ortamını bozması ve Güneydoğu’daki şiddet ortamının güvenlik maliyetlerini oldukça artırmış olması ve Suriyeli mülteci sorunlarının yarattığı ekonomik yük oldukça fazladır.

Mültecilerin yarattığı ekonomik sorunların yanında sosyal dokuda yarattığı bozulma, gelecek dönemlerde ekonomik kayıpların da üstesine çıkacak yüksek problem olasılığı barındırmaktadır.  Piyasa canlılığını koruma açısından Maliye politikaları yeterli işlevselliğe sahip değildir: Ekonominin canlı tutulması açısından, maliye politikalarının yeterince işlevsel olamaması ve özellikle son dönemlerde kamu yatırımlarındaki düşüşlerin piyasalarda gelir-harcama kısıtlılığı yaratması ve yine kamu kurumlarının kendisine iş yapan reel sektörün hak edişlerinin ödemesini geciktirmesi piyasa ödemelerinde zincirleme temerrüt haline sebep olmaktadır.

“RUSYA İLE POLİTİK GERGİNLİK İKTİSADİ HAYATI ZORLAŞTIRIYOR”

Bölgesel karışıklıklar ve risklerin Türkiye ile Rusya arasında ürettiği politik gerginliğin ekonomik sonuçları Türkiye’de önemli ekonomik kayıplara ve iktisadi hayatın biraz daha zorlaşmasına sebep olmaktadır.

Düşük enerji fiyatlarının da katkısıyla son çeyrekte devam eden büyümenin belli bir bölümü satılamayan ve üreticinin elinde kalmış olan stoklardır. Bunun finansman yükü firmaları sıkıntıya sokmaktadır.  İflas erteleme statüsünü talep etmiş olan firmalardan belli bir kısmının temerrüt haline sürüklenmeleri, kendi birikmiş finansal stresleri, genel ekonomik konjonktürdeki ani dalgalanmalar ve yanlış büyüme stratejileriyle de ilintili olmakla birlikte,  en temel gerekçe, kredi koşullarındaki makro sıkılaştırma politikalarında zorlanan kreditörlerin ani davranış değişiklikleridir: Para piyasalarında kredi koşullarında yapılan sıkılaştırmalar, firmaların bekledikleri limit artışı ve yenileme taleplerinin karşılanmasını oldukça zorlaştırmış ve reel sektörün zaten zayıf olan işletme sermayelerine yaptığı katkı azaltılmıştır. Kredi koşullarındaki sıkılaşmalar, esasen başlı başına şirket iflaslarının en önemli sebebidir. Zira Yüksek üretim gücünü, yeterli pazar konumu, satış ve nakit yaratma kabiliyetini ve bilanço dengelerini korumuş olan firmaların bile kredilerinin yenilenmemesi, mevcut tahsisli kredilerinin limit boşluklarını kullandırılmamış olması başlı başına iflas/iflas erteleme/likidite sıkışıklığına yakalanma sebebi olabilmektedir.  Zira şu ana kadar iflas erteleme yönetimine başvuran veya iflas eden firmaların bir kısmının içerisinde düştüğü temerrüt hali; üretim gücündeki, satış ve nakit yaratma kabiliyetindeki zafiyetlerden, bilanço dengesizliklerinden ve öngörülmeyen herhangi bir finansal sürprizden kaynaklanmamış, daha çok kreditörlerin davranış değişikliklerinden kaynaklanmıştır.

Yüksek üretim gücünü, pazar payını ve satış kabiliyetini koruyan firmaların finansal stresleri artmış olsa bile bu firmalara açılmış olan kredilerin gelecek bir yıllık dönemde de yenileneceği temel varsayımıdır. Kreditörlerin firma bazında olmayan ve makro gerekçelere veya bankanın kendi mali yapısından kaynaklı gerekçelere dayalı davranış değişiklikleri bu gibi firmaları zora sokabilmektedir.

2016 yılında şirket İflas ve iflas ertelemelerdeki artışın en önemli nedenlerinden birisi, bankaların kredi politikalarıyla ilgili olacaktır: Artan finansal stres 2016 yılında Türk ekonomisini ‘iflas’ ya da ‘iflas erteleme’ gibi olgularla karşı karşıya bırakacaktır. İflas erteleme girişimlerinin belirli bir kısmında da iflas erteleme statüsünden beklenen faydanın dışına çıkılarak finansal sisteme zarar verecek şekilde hukuksal düzenlemelerin firmalar tarafından istismar edilmesi halleri de mevcuttur.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.